Özlem Çakmak
TÜM YAZILARI HAVACILIK HUKUKU Özlem Çakmak ozlem.cakmak@ucuyoruzz.com 27 Temmuz 2017 14:11

Geçen bir yılın üzerine…

Sayın okuyucular, aslında havacılık sektörü ile ilgili yazacak çok şey var ancak, ben bu seferki yazımda geçen yıl yaşanan hain darbe girişiminin ardından, pek çok kurumda olduğu gibi ülkemizin bayrak taşıyıcı havayolu Türk Hava Yolları’nda geçen yıl tam da bu tarihlerde yaşanan temizlik operasyonuna değinmek istiyorum.

Yaşayanlar çok iyi bilir ki; 24 Temmuz 2016 Pazar günü gönderilen bir sms mesajı ile 250 (THY’den 211, THY Teknik’ten 39 kişi) kişinin iş akdi topyekün feshedildi. Yıllarını THY’ye vermiş, gönülden THY’ye bağlı pek çok çalışan FETÖ ile ilgisi olmadığı halde, etiketlendi, listeye girdi, şirketine giremedi, şahsi eşyalarını dahi toplayamadan ve mesai arkadaşları ile vedalaşamadan ayrıldı.

Peki bu 250 kişinin iş akitlerinin fesih gerekçesi neydi? Bu gerekçeler çeşitliydi; işletmesel gereklilik, verimsizlik, performans yetersizliği ve de FETÖ yapılanmasına müzahir olmak. Tüm bu kişiler farklı sebeplerle aynı torbaya konulup, isim isim fesih gerekçeleri açıklanmadığından kamuoyunda farklı bir algı oluştu ve haksız yere FETÖ’cü damgası yediler. Haksız yere iş akitleri feshedilen pek çok çalışanın, ki bu sayı oldukça fazla, açtıkları davalarda işe iadelerine karar verildi, Mahkemelerce fesihlerin haksız ve geçersiz olduğu sonucuna varıldı. Gönül isterdi ki , THY tarafından bu noktadan sonra adına ve kurumsal niteliğine yakışır şekilde; hukuki yollardan gelen kazanım ile birlikte kamuoyuna bu kişilerin adı geçen örgüt ile bir ilgilerinin olmadığı açıklansın, itibarlar iade olsun, hak kayıpları telafi edilsin.

THY’de bugüne kadar iş akitleri verimsizlik nedeniyle veya işletmesel gerekliliklerle feshedilen hiçbir çalışan bu şekilde mağdur edilmedi; her biri eşyalarıyla birlikte güzel anılarını da toparlayıp, hukuki haklarının yanına o zamana kadar edindiği tecrübeleri de ekleyip vedalaşarak ayrıldı. Ancak gelişmelerin hiçbir kurumda bu şekilde olmadığını gözlemledik hep birlikte. Bu olayda gerekli ayrımın yapılması, kurunun yanında yaşın da yanmaması, yaşanan birçok mağduriyete bir de gönül kırgınlığının ve en yakınına bile kendini savunmanın zorluğunun eklenmemesi gerekirdi.

Zaten daha başlangıçta büyük bir zamanlama hatası söz konusuydu. Bu kadar kritik bir dönemde kritik sonuçlar doğuracak kararlar bu kadar kolay alınmamalıydı.

Öte yandan, ülke çapında yapılan ve bazı kişilerin de mağdur olmasına yol açan bu operasyonlar ile beklenen amaca ne kadar ulaşıldığı, ülkemize zarar veren mezkur örgüt üyelerinin ne kadarına gerçekten ulaşılabildiği, ne kadarının hangi kurumda hangi görevlerde kendilerini itinayla gizleyerek faaliyetlerine devam ettiği de üzerinde titizlikle durulması gereken bir konu olarak karşımızda durmakta.

Diğer taraftan, geçen bir yıl içinde çıkarılan 26 KHK ile yalnızca kamuda 110 binden fazla kişi görevinden ihraç edildi. Bu alanda yaşanan mağduriyetlerin giderilmesi için kurulan OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu göreve başladı. Komisyon, kamu görevinden, meslekten veya görev yapılan teşkilattan haksız yere ihraç edildiği belirtilen kişilerin başvurularını inceliyor. Komisyon başvuruları tek tek inceleyip herhangi bir delil olmadan işlerinden ihraç edilenlere iade-i itibar yolunu açıyor. Dolayısıyla bir takım haksız, hukuka aykırı belki de kurulan kumpaslarla iş akdi feshedilen kişilere hak arayışı yolu açılmış oluyor.

Ülkemiz ve zarar gören herkes adına dilerim ki; hak yerini bulsun...

Saygılarımla.

Av.Özlem ÇAKMAK
Bağlantılar: THY, işten çıkarma

SOSYAL MEDYA'DA PAYLAŞ:

  • Bunu Facebook'da paylaş!
  • Bunu Tweet'le!
  • Bunu Google Plus'ta paylaş!
YASAL UYARI: Yazarın yazısının kopyalanması yasaktır. Yazı, sadece ucuyoruzz.com’a link verilerek kullanılabilir.
Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.