Ali Genç
TÜM YAZILARI UÇUŞ DOKTORU Ali Genç aligenc@ucuyoruzz.com 10 Temmuz 2017 00:02

İşte kalan yüzdenin hesabı...

İstanbul'u dünyanın en önemli aktarma merkezlerinden biri yapacak 3. havalimanıyla ilgili her gün yeni bir haber okuyoruz. İnşaata gelen ziyaretçiler, yapılan çalışmalar ve inşaatın hangi aşamada olduğuna ilişkin haberler eminim hepinizin dikkatini çekiyordur.

Heyecanla açılacağı günü bekliyoruz. Çünkü, dünyanın en büyük havalimanlarından biri olacak yeni havalimanı devreye girdiğinde Türkiye hava taşımacılığı sektöründe önemli bir rekabet kısıtını aşmış olacak.

Malum Atatürk ve Sabiha Gökçen havalimanlarının kapasitesi dolu olduğu için havayolu şirketleri ilave uçuş koymakta zorluk yaşıyorlar. Türkiye'ye uçmak isteyen yabancı havayolu şirketlerine de uçuş izni verilemiyor. Emirates havayolları yıllardır A380 ile İstanbul'a uçuş yapmak istiyor ama izin alamadığı için bu isteğini gerçekleştiremiyor.

Yeni havalimanının açılmasıyla birlikte bu sorunlar ortadan kalkacak ve İstanbul'a gelmek isteyen herkese uçuş imkanı sağlanacak. Bu nedenle yeni havalimanının açılışını hepimiz dört gözle bekliyoruz.

Havalimanı inşaatının bitişi ve açılışıyla ilgili bugüne kadar çeşitli haberler medyada yer aldı. İhale sözleşmesinde yer tesliminden sonra 42 ay inşaat süresi öngörülüyordu. Bu süre hesabına göre ortaya çıkan takvim olan 2018 yılının son çeyreği, açılış için hedeflenen 29 Ekim 2018 tarihiyle uyumlu.

Bir dönem yetkililer 2018 yılının ilk çeyreğini açılış tarihi olarak ilan ettilerse de bunun mümkün olmadığı anlaşıldı ve artık 2018 yılının son çeyreği hedef olarak belirtiliyor.

İşte bu noktada aklımı karıştıran başka bir haber her ay düzenli olarak karşıma çıkıyor. Havalimanı inşaatının tamamlanmasına ilişkin yüzdelik rakamlar bizzat yeni havalimanını yapan şirketin sözcüleri tarafından açıklanıyor. Böyle bir iletişime neden ihtiyaç duyulduğunu anlamış değilim. Haber olmak ve medyada yer almak için bu açıklamaların zorlama bir çaba olduğunu da not etmek gerekiyor.

Bu hafta gördüğüm haberlerde inşaatın yüzde 55'inin tamamlandığını öğrenince kısa bir arşiv araştırması yaptım. Her bir yüzde birlik dilimin inşaatının ne kadar sürdüğünü anlamaya çalıştım.

Kasım ayında yayınlanan haberlerde inşaatın yüzde 40'ının tamamlandığı yazıyordu. Demek ki aradan geçen 8 ayda ilave yüzde 15 daha bitirilmişti.

Ortaya çıkan tablo açıkcası beni ürküttü. Çünkü bu hesaba göre kalan yüzde 45 için gerekli olan süre 24 ay. Geriye kalan yapım işlerinin daha detay konular olduğunu düşündüğümüzde bu sürenin de iyimser kalacağını dikkate almak gerekir sanırım.

Bu hesap havalimanının yüzde 100'ünün tamamlanması için iki yıl daha süreye ihtiyaç olduğunu ve tamamlanmasının 2019 yılının ikinci yarısını bulabileceğini gösteriyor.

Umarım hesabım yanlış çıkar. İnşaat 29 Ekim 2018 tarihine kalan 15 ayda hızla tamamlanır ve bir an önce özlediğimiz yeni havalimanımıza kavuşuruz.

Delta Havayolları'nın bir garip savaş ilanı

ABD'nin en büyük havayolu şirketlerinden biri olan Delta havayolları Körfez'deki taşıyıcılara adeta savaş açtı.

Hazırladığı 15 dakikalık bir video ile Amerika'da kamuoyu oluşturmaya çalışıyor. Tüm çalışanlarından, hazırlanan filmin aileleri ve arkadaşlarına izlettirilerek geniş kitlelere ulaştırılmasını ve hükümete adım atması için baskı yapılmasını istiyor Delta Havayollarının yöneticileri.

"Our Future, Our Fight" (Geleceğimiz, mücadelemiz) başlığıyla hazırlanan filmde özetle Körfez taşıyıcılarının devlet desteğiyle adil olmayan bir rekabet içerisinde ucuz bilet fiyatlarıyla tüm pazarlarda büyüdüğü, rakiplerini zor durumda bıraktığı, buna karşın önlem alınmazsa Amerikalı şirketlerin batacağı, personelinin işsiz kalacağı anlatılıyor. Filmde, seferberlik durumlarında Amerikan askerini taşıyacak havayolu şirketinin kalmayacağı gibi kamuoyunu etkilemeye yönelik duygusal mesajlar da verilmeye çalışılıyor.

Delta yöneticileri rekabet koşullarını oluşturmak için Kanada'nın uyguladığı gibi uçuşlara sınırlama konulmasını istiyor. Böylelikle Körfez taşıyıcılarıyla değil yolcunun kendileriyle uçacağını hesaplıyorlar.

Amerika'nın tüm ekonomik felsefesine aykırı olarak serbest rekabet koşullarının ortadan kaldırılmasını istiyorlar bir anlamda. Bugün Körfez taşıyıcılarının ABD'ye gerçekleştirdiği seferler sınırlandırılsa Amerikalı taşıyıcılar kaldırılan seferlerin ancak yüzde 10 ya da en fazla yüzde 20'sini yapabilir.

Böyle bir durumda da bilet fiyatları yükselir, ABD'ye gidenlerin bir kısmı seyahatlerinden vazgeçmek bir kısmı da daha yüksek fiyatlardan bilet almak zorunda kalırlar.

Delta'nın çalışanlarının işsiz kalabileceği gerekçesiyle hazırladığı filmle kamuoyu oluşturma kampanyası adeta "yasak ve sınırlamalar gelsin, biz daha pahalı bilet satalım ve kar elde edelim" mesajı veriyor.

Binlerce çalışana karşın milyonlarca yolcu. Kaldı ki Körfez taşıyıcıların ABD'de çalışanları olduğu gibi hizmet veren şirketlerin çalışanlarını da düşünmesi gerekirdi bu filmi hazırlayanların. Böylesi bir mesajın kamuoyunda karşılık bulması pek mümkün gözükmüyor.

Yasaklamalar ve sınırlamalarla ticarette yol alma düşüncesinin doğru olmadığını birileri Delta yöneticilerine anlatmalı. "Daha pahalı bilet satmak istiyoruz" mesajına onay veren iletişimcilerin de yanlış yol izledikleri konusunda uyarılmaları gerekiyor.

Çünkü rekabet tüketiciye yarar ve yolcu en uygun fiyata uçmak ister. Kendisine en iyi ürünü en avantajlı fiyatla sunan şirketi tercih eder yolcu. Bu nedenle havayolu şirketleri rekabetçi ürün ortaya koydukları sürece ayakta kalırlar.

Rakiplere karşı sınırlamalarla başarı sağlansaydı bu tarz uygulamalar konusunda en katı olan Çin'deki şirketler en karlı ve başarılı havayolları olurlardı. Delta'nın örnek gösterdiği Kanada Havayolları için de durum aynıdır.

Bir örnek de Türkiye'den vermekte fayda var. Bir zamanlar iç hatlarda tekel konumda olan Türk Hava Yolları, iç hatlarda özel havayolu şirketlerine izin verilmesine karşı çıkıyordu.

İtirazlara kulak asmayan Hükümetin serbest piyasa koşullarının gereği olarak yeni şirketlere izin vermesi Türkiye'de havacılığın yönünü değiştirdi. Rekabetle birlikte bilet fiyatları düştü, daha çok insan havayolunu kullanmaya başladı ve hava taşımacılığı pazarı büyüdü.

O dönemlerde zarar eden THY'nin pazar payı yeni şirketlerin devreye girmesiyle yarı yarıya azaldı ancak hem yolcu sayısı arttı, hem de kar etmeye başladı.

Delta yöneticileri gerçeğe ve geleceğe ulaşmak için Körfez taşıyıcılarına değil, THY'nin yükseliş hikayesine bakmalı bence.

Delta'nın hazırladığı filmi izlemek için tıklayın...
Bağlantılar: Ali Genç

SOSYAL MEDYA'DA PAYLAŞ:

  • Bunu Facebook'da paylaş!
  • Bunu Tweet'le!
  • Bunu Google Plus'ta paylaş!
YASAL UYARI: Yazarın yazısının kopyalanması yasaktır. Yazı, sadece ucuyoruzz.com’a link verilerek kullanılabilir.
Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.